Çin’in
WTO’ya üye olması, WTO’nun uluslararası
ticaretle ilgili kurallarına uyacağı anlamına gelmektedir ve
Çin’de çeşitli politika değişikliklerine sebep olacaktır.Söz
konusu değişiklikler; Çin’in tarifelerde önemli indirimler yapması,
tarife dışı engelleri kaldırması, hizmet sektörünü yabancılara
açması, fikri mülkiyet haklarının korunması konusunda WTO kurallarına
uyması ve tarım ürünleri ticaretinde engelleri kaldırmasıdır.
Çin’in WTO’ya üye olması Çin’in dış
ekonomik ilişkilerine istikrar kazandıracak, daha hızlı bir
ekonomik reform sağlayacak ve ekonomik büyümeyi artıracaktır.
Öte yandan, Çinli üreticiler liberalleşen iç pazarda yabancı
firmaların rekabetiyle karşı karşıya kalacaklardır.
Çin’in WTO’ya üye olması Çin’in daha
liberal bir pazar haline gelmesi, diğer ülkeler için olduğu
kadar Türkiye için de bu pazara ihraç imkanları yaratabilecektir.
Türkiye’nin Çin pazarına yönelik ihracat girişimlerinin güçlendirilmesi
ve bu pazarda yeni ihracat imkanları yaratılması için çalışılması
gerekmektedir.
Çin’in ithal ettiği başlıca ürünlere bakıldığında bunların arasında
Türkiye’nin ihraç potansiyeline sahip olduğu demir-çelik ürünler,
otomotiv yan sanayi ürünleri, inşaat malzemeleri, ambalaj malzemeleri,
buhar kazanları, elektrik malzemeleri ve gıda sanayi ürünlerinin
de yer aldığı görülmektedir. Türkiye’nin bu ürünlerde Çin’e
ihracatının artırılması yönünde girişimlerde bulunulmalıdır.
Ayrıca, gıda işleme sanayi, otomotiv yan sanayi, inşaat malzemeleri,
müteahhitlik gibi alanlar da Türk girişimcilerinin Çin’de yatırım
yapabilecekleri başlıca alanlar olarak görülmektedir.
Bankacılık ve Finans
Sektörü
1993
yılından bu yana bankacılık sistemi üzerindeki reform çalışmaları
hız kazanmıştır. Reform çabalarının odak noktasını, Çin Merkez
Bankası’nın sosyalist sistemin monopol bankası olma statüsünden
kurtarılması oluşturmaktadır. Bu bankanın işlemlerinin daha
açık hale getirilmesi çalışmaları, diğer kamu bankalarının yeniden
yapılanmasını da beraberinde getirecektir. Bugün için ülkede
hem uzman bankalar, hem de geniş kapsamlı işlemler yürüten genel
nitelikli bankalar faaliyet göstermektedir. Özel projelerin
finansmanı söz konusu uzmanlık bankalarınca sağlanmaktadır.
Kamu bankaları zarar içindeki kuruluşların finansmanı yüzünden
zor durumda olduğundan, bunların reform kapsamına alınması yerine
yabancı sermaye ile birlikte yeni finans kurumlarının oluşturulması
daha uygun gözükmektedir.
Günümüzde ticari kredi, devlet kredisi ve tüketici kredisi gibi
çeşitli modern bankacılık araçları kullanılmaya başlanmış ve
böylece ticari faturalar, kredi kartları, tahviller gibi kavramlar
bankacılık sektöründeki yerlerini almaya başlamıştır. Bankacılık
sektörünün gelişimi Çin ekonomisinin dışa açılma çabalarının
bel kemiği durumuna gelmiştir.
Yabancı Sermaye ve Yatırımlar
Çin
yönetimi yerli sanayi oluşumu için gerekli sermayeyi yurtdışından
temin etmek için büyük bir çaba içindedir. Yabancı sermaye,
alt yapı, petrol, kömür madenciliği, ulaştırma, ilaç, çiftçilik,
konut ve turizm alanlarında yoğunlaşmıştır. Bununla birlikte
sivil havacılık, taşımacılık, gemi ulaştırma, finansman, sigorta
ve muhasebe gibi hizmetler sektörü alanlarında da yoğunlaşma
görülmektedir.
Devlet, özellikle orta ve büyük ölçekli kamu kuruluşlarının
teknolojik olarak yenilenmesi ile ilgili, ihracata yönelik,
yeni ve yüksek teknolojili projeleri de desteklemektedir. Halihazırda
Çin’de mevcut teknoloji ile yapılan ya da yerel imkanlarla piyasa talebinin karşılanabileceği
yatırımlar ile devlet tarafından planlanan alanlara yönelik
yatırım talepleri sınırlandırılmaktadır.
Çin’in yasal yapısı gereğince yabancı yatırımcıların proje tekliflerini
ve yaptıkları fizibilite çalışmasını planlama merciine onay
için sunmaları gerekmektedir. Tümüyle yabancı sermayeli kuruluşların
sadece proje teklifi sunmaları yeterli olmaktadır.
Devlet, özellikle orta ve büyük ölçekli kamu kuruluslarinin
teknolojik olarak yenilenmesi ile ilgili, ihracata yönelik,
yeni ve yüksek teknolojili projeleri de desteklemektedir. Halihazirda
Çin’de mevcut teknoloji ile yapilan
ya da yerel imkanlarla piyasa talebinin karsilanabilecegi
yatirimlar ile devlet tarafindan
planlanan alanlara yönelik yatirim
talepleri sinirlandirilmaktadir.
Çin’in yasal yapisi geregince
yabanci yatirimcilarin
proje tekliflerini ve yaptiklari fizibilite
çalismasini planlama merciine onay için sunmalari
gerekmektedir. Tümüyle yabanci sermayeli
kuruluslarin sadece proje teklifi sunmalari
yeterli olmaktadir.
Dış Ticarette Tarife ve Tarife Dışı Engeller
Çin
ticaret politikası gereği tarife ve tarife dışı engelleri uygulamaktadır.
Tarife dışı engeller, merkezi ve bölgesel düzeyde Ekonomik ve
Ticari Komisyon, Devlet Planlama Komisyonu ve Dış Ticaret ve
Ekonomik İşbirliği Bakanlığı (MOFTEC) tarafından yürütülmektedir.
Çin vergilerini kademeli olarak düşürmesine rağmen tarifeler
genel görünüş itibarıyla yüksek bulunmaktadır. Burada temel
amaç ithalatın kısıtlanması yolunda yerel endüstrilerin korunmasıdır.
İthalat tarifeleri bu durumları ile ticari imkanları engelleyen
başlıca unsur olmaktadır.
Çin’de 5 özel ekonomik bölge bulunmaktadır (SEZ) Shenzhen,
Zhuhai, Shantou,
Xiamen ve Haiana adası. SEZ’lerdeki firmalar bu bölgelerde kullanılmak üzere ithal
edilen mallara ilişkin tarife indirimleri ve vergi avantajlarından
yararlanmaktadır. Bu bölgelerde ithal edilen ürünler sadece
bölge içinde kullanılıp iç piyasada satışa sunulamazlar.
Buna ek olarak 14 “Açık Kıyı Şehri” ve bölgesi, yabancı yatırım
projelerine izinli ve yatırım teşvikleri vermekte, gerekli ekipman
ve teknoloji ithalatına gümrüksüz giriş imkanı sağlamaktadır.
Ayrıca 14 kıyı şehrinden iç bölgelerdeki 16 ırmak kıyısı yerleşim
yerine, 200 kadar Ekonomik ve Teknolojik Gelişme Bölgesi bulunmaktadır.
Bu bölgeler yabancı yatırımcılar için çeşitli kolaylıklar sağlamaktadır.
Bilim Parkları ve Yüksek Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde ise
özellikle yüksek teknoloji gerektiren aktiviteler için bazı
imtiyazlar sunulmaktadır. Bu avantajlar arasında vergi imtiyazları,
özel finansman, inşaat yardımı, hammaddeler için ithalat izni
zorunluluğundan muafiyet sayılmaktadır.
Son olarak 3 Serbest Ticaret Alanı, 2 İhracat İşleme Bölgesi
(EPZ) bulunmaktadır. Bu tür yerlerde ithalat her türlü vergiden
muaftır, iç piyasaya satış yasaktır. Anılan 2 ihracat işleme
bölgesi serbest ticaret bölgelerine benzemektedir.
Çin’in WTO’ya girişi bütün bu uygulamalarının
standart bir temele oturtulması ile yakından ilgili bulunmaktadır.
İthalat sırasında gümrüklerin şeffaflıktan yoksun olması temel
problemlerden birisidir. Aynı ürün gümrük giriş kapısı itibariyle
farklı gümrük vergi oranlarına tabi olmakla kalmayıp, gümrük
vergisinin pazarlık (görüşme) suretiyle belirlenmesi sözkonusu
olabilmektedir. Zira yerel otorite gümrük vergisini belirlemede
esnekliğe sahip bulunmaktadır..
Dış ticaret yapan bütün kuruluşlar MOFTEC’in
himayesi altındadır. Sadece MOFTEC tarafından izin verilen kuruluşlar
dış ticaret yapabilir. İki resmi model mümkün olmaktadır: Dış
ticaret yapma iznine sahip Dış Ticaret Şirketleri (FTC) ve Üretim
Şirketleri.
Üretim Şirketleri kendi üretimlerini ihraç ve gerekli girdileri
ithal edebilirler. Bu izin MOFTEC tarafından verilmektedir.
İki tip şirket de tarifeler, kotalar, izinler ve döviz kuru
itibariyle FTC’ler gibi muamele görmektedir.
Yabancı sermayeli (FIE) kuruluşlar da yerli satışlar ve ihracat
açısından sadece kendi üretimleri ile sınırlandırılmıştır. Bu
kuruluşların tamamlayıcı ürünler ithal etmelerinde önemli sorunlar
çıkmaktadır.
İthal edilen ürünlerin kontrolü devlet makamları tarafından
yapılmaktadır. Herhangi bir bağımsız şirketin Çin limanlarında
çalışmasına izin verilmemektedir. Anlaşmazlık halinde ihracatçının
olayı tarafsız bir merciye havale etmesi mümkün olamamaktadır.
Dış ticaret yapma hakları devlet mülkiyeti Dış Ticaret şirketlerine
aittir. (Yada yabancı sermayeli olup üretimlerini ihraç etmek
zorunda olanlara) Çin’de bireylerin dış ticaret yapması yasaklanmıştır.
Bu durum GATT Anlaşmasının 11. Maddesinin ihlali anlamı
na gelmektedir. Zira WTO
sistemin temel amacı bireylere ticaret yapabilme şansını verebilmektedir.
Ekim 1998’de Ocak 1999’dan itibaren ihracatın özel sektöre açıldığı
duyurulmuştur. Bu tarihten sonra dış ticaret izni olan özel
firma sayısında önemli bir artış kaydedilmiştir.
İthalat İzni (Lisansı)
MOFTEC
ülke çapındaki ithalat lisansı isteklerini yerine getirmektedir.
Çin’in ithalat lisans sistemi etkin bir ithalat engelini oluşturmaktadır.
İthalat Kotaları
Konu
ile ilgili yasal yapı açık değildir. İthalat kotaları piyasayı
kapatmak amacı ile kullanılmaktadır. Kota miktarları yayınlanmamaktadır.
Çin ithalat kotalarını 2005 yılında kaldıracağını duyurmuştur.
Standartlar ve Diğer Teknik Uygulamalar
Çin
standartları ve teknik gereklilikleri bir ticari engel olarak
kullanmaya devam etmektedirler. Mamul maddeler için Çin, ithalat
öncesinde bir kalite belgesi talep etmektedir. Bu tür belgeleri
elde etmek zaman kaybedici ve pahalı olabilmektedir. Burada
amaç iç piyasayı korumak aynı zamanda Çin piyasasını ülke kalkınması
için gereksiz ürünlerden kurtarmaktır. Çin sıklıkla ürünlerin
ihracatçı tarafından özelliklerinin ne olduğu net olarak bilinmeyen
Çin standart ve özelliklerine uyumlu olup olmadığının incelenmesi
ya da sertifikasyonunu talep etmektedir.
Bu tür talepler genellikle Çin piyasasında satılmakta olan yerli
ürünlerin kalitelerinin çok çok üstünde
olabilmektedir. Çoğu kez subjektif
kriterlerle çözüme ulaşılmakta; bu durum malların ülkeye girişinde
gecikmelere yol açmaktadır.
Devlet İhaleleri
Çin
ekonomik sisteminde devletin belirleyici rolünün sürdürülmesi
hedeflenmektedir. Önemli altyapı ve benzeri projeleri yıllar
öncesinden planlanmaktadır. Normalde oldukça pahalıya mal olan
bu projeler ile birlikte WTO’nun Devlet
Satın Alımları Anlaşmalarına (GPA) dahil olmasının Çin için
bir avantaj olduğu söylenebilir. Çin’in GPA’ya
dahil olması bu alandaki uygulamaların daha sağlam ve tarafsız
bir hale gelmesi açısından da avantajlı görülmektedir.
İhracat Kısıtlamaları
Çin
pek çok ürüne ihracat kısıtlamaları ve ihracat vergisi uygulamaktadır.
Bu uygulama yerel endüstrilere ipek, pamuk, kösele ve deri,
işlenmemiş demir dışı metaller gibi hammadde tedarik etme aracı
olarak kullanılmaktadır.
Sübvansiyonlar
Ülke
içindeki subvansiyonları sıralamak oldukça zordur. Ancak ihracatta
indirekt teşvikler uygulanmaktadır; düşük fiyatlı enerji ve
hammadde bunlara örnek olarak gösterilebilir. Devlet şirketleri
pek çok banka kredisini tercihli oranlarla kullanmaktadır. Bu
borçların büyük bölümü geri ödenmemektedir. Diğer teşvikler;
vergi teşvikleri, özel ekonomik bölgelerdeki firmalar için ek
imtiyazlar ayrıca Çin’in bazı alanlarda nakit teşvikler uygulamaya
devam ettiği de görülmektedir. Ayrıca ihracatta vergi iadesi
de uygulanmaktadır.
Fikri Mülkiyet Hakları
Bu
konuda geniş kapsamlı bir çalışma 1995 yılında başlatılmıştır.
Bu tarihten önce 1991 yılında telif haklarını yürürlüğe sokan
bir kanun ile 1993 yılında patent kanunu işlerlik kazanmıştır.
Böylece fikri mülkiyet hakları korsanlığı yapılan alanlarda
ortak yatırımlara gidilmesi konusunda bir esneklik yaratılmıştır.
Ancak bu durum uluslararası alanda önemli bir şikayet konusu
olmaya devam etmektedir.
Özel olarak telif hakları konusunda karşılaşılan sorunlar önce
Ulusal Telif Hakları İdaresi nezdinde
çözümlenmeye çalışılmaktadır. Sonuç alınamadığı takdirde Çin
mahkemelerine başvurulabilir. Halen Pekin, Şanghay ve Guangzu
kentlerinde özel fikri mülkiyet hakları mahkemeleri kurulmuş
durumdadır.
Patent konusundaki kanun 1984 tarihli olup, son olarak kimyasal
yenilikler, eczacılık ürünleri ve tarımsal kimyasallar bu kanun
kapsamına alınmıştır. Son değişiklikler belli bir patent ile
üretilmiş malların yetkisiz satışı ve ithali konularını da kapsamaktadır.
Ticari Marka olarak kaydolmak isteyen firmalar, Çin’de kendilerini
tescil ettirebilmektedir. Herhangi bir isimle ilk başvuran o
isimle kayıt olmaktadır. Ancak çok tanınmış isimlerin kullanılması
yasaktır.
Hizmet Engelleri
Hizmet
sunan yabancı firmalar geçici lisansla çalışmakta ve sınırlı
coğrafi alanlarda hizmet görmektedir. Kanun ve kurallardaki
belirsizlikler hizmet sektöründeki engeller arasında yer almaktadır.
Bu alanda yabancı firmaların Çin’li
firmalar ile ortaklık kurması ve satış sonrası hizmet vermesine
izin verilmemektedir.
Rekabeti Bozucu Uygulamalar
1993
yılında yürürlüğe giren ve haksız rekabeti önleyen bir kanuna
rağmen halen sorun teşkil edebilmektedir. Bu durum ithal ürünlerin
piyasa girişi ile yabancı yatırımların üretim maliyetini yükseltici
etkide bulunabilmektedir.
Genel olarak Çin’in dış ticaret işlemlerinde açıklık ilkesinin
yaygınlaştırılması ve ticari kuralların uygulanmasının ülke
çapında standart hale getirilmesinin zor olacağı düşünülmektedir.
Buna rağmen özellikle sanayi ürünlerinin ithalat prosedürlerinin
basitleştirilmesi konusunda önemli gelişmeler kaydedilmiştir.
Bu bağlamda, dış ticareti ilgilendiren kanun ve düzenlemelerin
duyurulması amacıyla bir gazete yayınlanmaya başlanılmış ve
ancak bu gazetede yayınlanan kanun ve düzenlemelerin uygulamada
etkili olacağı Çin Devlet Konseyi tarafından karara bağlanmıştır.
Pazara Giriş ve Dağıtım Kanalları
Çin
pazarına ihracat yapmak isteyen firmaların önünde iki temel
seçenek bulunmaktadır. Çinli ticaret firmaları veya aracılar
ile temas kurmak ve bir temsilcilik bürosu yoluyla kendi satışlarını
düzenlemek. Çin’de bir aracı bulmak çok kolay olmayan bir işlemdir.
Zira ithalat/ihracat yetkisi ile yeterli pazar tecrübesinin
birlikte bulunduğu aracılar bulmak zordur. Yabancı firmaların
doğrudan Çin pazarında ticarete katılmaları yasaktır. Bu firmaların
yalnızca Çin’de yaptıkları üretimin belli bir kısmını pazarlama
hakları vardır. Çin dahilinde dış ticaret faaliyetinde bulunan
Çinli firmalar özel izne sahip olmak zorundadır.
Son zamanlarda ortaya çıkan çok sayıda yerel satış aracıları,
büyük ticaret firmaları yanında faaliyet göstermekte ve iç dağıtım
ve pazarlama işlemlerini takip etmektedir. Ancak bunların ithalat/ihracat
yapma yetkisi bulunmayabilmektedir.
Çin pazarına girmenin bir başka yolu, bu pazara teknoloji transferi
yapmak veya buna dair söz vermektir. Böylesi bir teknoloji transferinin
gelecekte Çinli rakipler doğuracağı düşünüldüğünden, çoğu firma
gelecekte teknolojisini yenileme sözü vererek lisans elde etmeyi
seçmektedir.
Büyüklüğü ile göz kamaştıran bir piyasa olan Çin pazarında yer
edinmek ve dağıtım kanalları oluşturmak isteyen yabancı firmaların
sıklıkla kullandığı bir yol olarak franchising
gittikçe önem kazanmaktadır. Çin İç Ticaret Bakanlığı’nın bu
uygulamadan memnun olduğu ve franchising uygulamalarının gelecekte daha da geliştirileceği
dile getirilmektedir. Henüz bağımsız bir franchising
yasası çıkarılmamıştır. Ancak yabancı firmalar çeşitli franchising
metodlarını kullanarak çok yönlü dağıtım
kanalları oluşturmaktadır.
Çin perakende pazarı halen yabancılara kapalı durumdadır. Ancak
giderek artan sayıda yabancı firma ortak yatırımlar yoluyla
bu pazarda yer almaktadır. Çin, halen deneme bazında 15 kadar
ortak girişime perakende mağazası açma ve ithalat/ihracat yapma
yetkisi tanımıştır. Bu uygulamanın genişletilmesi beklenmektedir.
Bir temsilcilik bürosu açmak, yapılan işin kontrolünün Çinli
ortakların eline geçmesini önleyen ve böylece yabancılara avantaj sağlayan
bir uygulamadır. Bu şekilde pazara girilmesi sayesinde yabancı
firma, satış ekibi üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmakta
ve teknik uzman ekibini en verimli şekilde kullanabilmektedir.
Ayrıca farklı bölgelerde farklı pazar ve ticaret gelenekleri
oluşmuş olduğundan birden fazla temsilci/firma ile çalışmanın
uygun olabileceği düşünülmektedir.
Çin pazarında başarı elde etmek için Çinli partnerin önemi oldukça
büyüktür. İyi bir partner, komunist
yönetimin alışkanlıklarından kurtulamamış, bürokratik zihniyetli
devlet yetkilileriyle kurulacak ilişkiler sayesinde engellerin
daha kolay aşılmasını sağlayabilecektir. Ayrıca partnerin amacının
iç pazarda yer elde etmek olmasına ve kolay yoldan Çin’den ihracat
yoluyla döviz kazanmak olmamasına dikkat edilmelidir.
Reklam ve Promosyon
Gerek
geniş kitleyi hedef alan, gerekse spesifik bir sanayi alanındaki
müşteriyi kapsayan reklamların Çin pazarındaki potansiyel müşteriler
üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Muhtemel reklam araçları
arasında yayınlar, radyo, televizyon, billboard, sponsorluk gibi araçlar kullanılabilmektedir. Ülkede
Çin ya da yabancı kaynaklı pek çok
reklam kuruluşu mevcuttur. Reklam politikaları devlet tarafından
belirlenmektedir. “En yüksek düzey, en iyi” gibi ifadelerin
reklamlarda kullanılması kesinlikle yasaktır. Ayrıca ticaret
sergileri ve fuarlar Çin’de yaygın olarak kullanılmaktadır.
Ambalaj ve Paketleme
Halihazırda
yürürlükte olan yasalara göre ürünler belli standartları karşılamak
zorundadırlar. Standartlara göre kalite belgesi verilen bir
ürün üzerine güvenlik etiketi yapıştırılmaktadır. Kullanılan
standartların kodları, seri numaraları ve isimleri ürün üzerine
basılmış veya teknik kullanım kılavuzu ile ambalaj üzerine yazılmış
olmalıdır.
Çin pazarında satılan tüm ürünler üzerinde Çince olarak şu bilgiler
yer almalıdır: Ürün ismi, üretici ismi, üretici adresi, temel
katkı maddeleri ile bunların miktar ve özellikleri, satış ve
kullanım için ayrı ayrı üretim ve
son kullanma tarihleri, ürünün yanlış kullanımını önlemeye yönelik
ve buna bağlı tehlikeleri kapsayan açıklayıcı uyarılar, uygun
taşıma ve depolama ile ilgili talimatlar. Ayrıca ithal edilen
gıda ürünleri üzerinde ürünün güvenli olduğunu gösterecek lazer
stiker bulunması istenmektedir.
Tüketici Tercihleri
Çin
pazarının önemli bir özelliği olarak, malların pazarlanması
konusunda kişisel ilişkilerin büyük öneme sahip olduğu bilinmektedir.
Gerek tüketiciler, gerekse aracı durumunda olan kişiler açısından
tanıdık kişilerle alış veriş yapmak ve onların ürünlerini tercih
etmek önemli bir kültür faktörüdür. Tüketici ile firma arasında
reklamlar aracılığıyla tanışıklık kurulması bu bakımdan da önem
kazanmaktadır.
Tüketim malları açısından temel belirleyicilerden birisi halen
ürünün fiyatıdır. Çin’de, gittikçe büyüyen ve yüksek fiyatlı
statü ürünlerini almaya gücü yetebilen bir orta sınıf bulunmaktadır.
Ancak çoğu Çinli tüketici, fiyatlar konusunda hala çok hassastır
ve ucuz ürünü seçmektedir. Bazı durumlarda satış sonrası hizmet
ve oldukça yüksek ürün kalitesi gibi etkenlerin fiyat faktörünün
önüne geçtiği görülse de, çoğu ürün
için temel belirleyici fiyat olmaktadır.
Yabancı ürünleri ilgilendiren ve tüketici tercihlerini etkileyen
önemli bir dezavantaj, bu ürünler için yabancıların satış sonrası
ve destek hizmetleri verememeleridir. Bu durumda yabancı firmaların
Çinli ortak bulması ve bu kişileri satış sonrası ve destek hizmetleri
için kullanmaları gerekmektedir. Ne var ki, pek çok yabancı
firma, bu yolla sağlanan hizmetler üzerinde yeterli kontrol
sağlanamadığını ve tüketicinin güvenini kaybettiklerini belirtmektedir.
Sözleşme yapılan servis kurumlarının yeterli hizmeti vermesi
Çin’li tüketicilerin tercihlerini doğrudan etkileyebilecektir.
Anlaşmazlıkların
Çözümü ve Hukuki Düzenlemeler
Çin’de
iş yapan yabancıların, bir anlaşmazlığın çözümü için başvurabilecekleri
üç temel yol bulunmaktadır: Arabuluculuk, ticaret hukukuna tabi
davalar ve tahkim.
Tahkim (arbitration)
Yukarıda sayılan yollar arasında en çok başvurulan yöntemdir.
Uluslararası ticaret işlemleri ve taşımacılık konularındaki
sorunlar için kullanılan tahkim yöntemi, anlaşmazlığın taraflarından
birisi farklı ülkeye mensup olduğu, ya da yabancı menfaatler söz konusu olduğu durumlarda geçerli
olmaktadır. Örneğin taraflardan birisi Çinli , diğeri Türk ise
ve bu kişilerin iş yaptıkları esas ülkeleri Çin ve Türkiye ise
bu yönteme başvurulabilecektir.
Uluslararası ekonomik ve ticari ilişkilerden doğan anlaşmazlıkların
çözümü ile ilgilenen, başvurulabilecek tahkim kurumlarından
birisi, Çin Uluslararası Ekonomik ve Ticari Tahkim Komisyonu’dur.
Özellikle denizcilik konularını kapsayan anlaşmazlıklarla ilgilenen
kurum ise Çin Denizcilik Tahkim Komisyonu adını alır. Aşağıda
bu kurumun ingilizce adı, adresi,
telefon ve faksları verilmiştir.
China International
Economic and Trade
(Maritime) Arbitration
Commission
6, Beisanhuan E. Road,
Beijing, China
Postcode:100028
Tel: (8610) 64664433- 64677395
Faks: (8610) 64677335
Çin pazarında teknoloji lisansı almak, temsilcilik bürosu açmak
gibi tüm işlemler Çin yasalarına göre işlediğinden, hukuki yardım
almak bir zorunluluk olmaktadır. Gerektiğinde yararlanılabilecek
avukatlık, muhasebe ve danışmanlık hizmetleri henüz gelişme
aşamasındadır. Halen yabancı avukatların Çin’de faaliyeti mümkün
değildir. Ancak uzun yılların Çin tecrübesine sahip kimi batılı
hukuk firmaları son derece yararlı olabilmektedir. Muhasebe
kuruluşları da özellikle vergi konularında fizibilite çalışmaları
ve muhasebe sistemlerinin hazırlanmasında hizmet sunmaktadır.
Tahkim
(arbitration)
Yukarida sayilan yollar arasinda en çok basvurulan yöntemdir.
Uluslararasi ticaret islemleri
ve tasimacilik konularindaki
sorunlar için kullanilan tahkim yöntemi,
anlasmazligin taraflarindan birisi
farkli ülkeye mensup oldugu,
ya da yabanci
menfaatler söz konusu oldugu durumlarda
geçerli olmaktadir. Örnegin taraflardan
birisi Çinli , digeri Türk ise ve
bu kisilerin is yaptiklari esas ülkeleri
Çin ve Türkiye ise bu yönteme basvurulabilecektir.
Uluslararasi ekonomik ve ticari iliskilerden
dogan anlasmazliklarin
çözümü ile ilgilenen, basvurulabilecek
tahkim kurumlarindan birisi, Çin Uluslararasi
Ekonomik ve Ticari Tahkim Komisyonu’dur. Özellikle denizcilik
konularini kapsayan anlasmazliklarla
ilgilenen kurum ise Çin Denizcilik Tahkim Komisyonu adini alir.
Asagida bu kurumun ingilizce
adi, adresi, telefon ve fakslari verilmistir.
China International
Economic and Trade
(Maritime) Arbitration
Commission
6, Beisanhuan E. Road,
Beijing, China
Postcode:100028
Tel: (8610) 64664433- 64677395
Faks: (8610) 64677335
Çin pazarinda teknoloji lisansi
almak, temsilcilik bürosu açmak gibi tüm islemler
Çin yasalarina göre islediginden,
hukuki yardim almak bir zorunluluk olmaktadir.
Gerektiginde yararlanilabilecek
avukatlik, muhasebe ve danismanlik
hizmetleri henüz gelisme asamasindadir.
Halen yabanci avukatlarin
Çin’de faaliyeti mümkün degildir.
Ancak uzun yillarin Çin tecrübesine sahip kimi batili hukuk firmalari son derece yararli olabilmektedir.
Muhasebe kuruluslari da özellikle
vergi konularinda fizibilite çalismalari
ve muhasebe sistemlerinin hazirlanmasinda
hizmet sunmaktadir.
İşadamlarının
Pazarda Dikkat Etmesi Gereken Hususlar
Çin’e
Seyahat Sırasında Yararlı Bilgiler
Ülke İçi Ulaşım
Çin’e
giriş sırasında bulundurulması gereken belgeler arasında geçerli
bir pasaport ve vize yanında, sınırda doldurulan “Giriş ve Çıkış
Kayıt Formu” önemlidir. Ayrıca ülkede 6 aydan daha fazla kalacak
kişilerden HIV negatif belgesi istendiği bilinmelidir.
Çin içinde seyahat amacıyla kullanılacak araçlar içinde otobüsler
en sık kullanılanlardır. Genelde numaralarla belirlenmiş hatlarda
çok sayıda otobüs çalışır ve bunlar sabah 05.00’ten gece 23.00’e
kadar duraklardan geçmektedirler. Metro sistemi Pekin, Şanghay ve Tianjin gibi belli şehirlerde tüm olanaklarla donanmış olarak
hizmet vermektedir. Tüm tabelalar Çince yanında İngilizce ile
de yazılmıştır. Duyurular da İngilizce olarak tekrarlanmaktadır.
Minibüsler, özellikle başlıca ticaret ve turizm merkezleri arasında
bolca bulunduklarından tavsiye edilmektedir. Taksi, tüm merkezlerde
kolaylıkla bulunabilen ve çok pahalı olmayan bir alternatiftir.
Türkiye’de olduğu gibi gidilen mesafeye ve gece-gündüz durumuna
göre ücret alan taksilerde dikkat edilmesi gereken şey, inerken
fiş talep edilmesidir. Haksız yere yüksek ücret alınması sık
rastlanan bir durumdur. Fişte yazılı taksi numarası ile herhangi
bir konudaki rahatsızlığın yetkililere iletilmesi mümkün olmaktadır.
Pekin için böyle bir durumda kullanılabilecek bir telefon numarası
66012620 olarak verilmiştir. Ayrıca çoğu taksi şoförünün ingilizce
bilmediği gerçeğinden yola çıkarak gidilecek yerin adresinin
Çin harfleriyle yazılmış olarak elde tutulması gerekebilir.
Özellikle şehirlerarası yolculuklarda kullanılabilecek trenler,
pek tavsiye edilmezler. Genelde kalabalık olan trenler pek rahat
bir yolculuk imkanı vermezler. Suyolu taşımacılığı tercih edilen
bir yol değildir ve bu yol kullanılacaksa önceden bir seyahat
acentası ile temas kurulması özellikle önerilmektedir. Ülke
içi havayolu taşımacılığı halen 42 kadar şirket tarafından yürütülmektedir.
Konaklama
Otel
rezervasyonlarının önceden yapılması gerektiği yoğun talep dönemlerinde
özellikle hatırlanmalıdır. Halen sahip oldukları olanaklar ve
hizmetleri açısından, Çin’in başlıca otelleri uluslararası standartları
yakalamış durumdadır. Oteller, yüksek, orta ve düşük kalite
olmak üzere üç gruba ayrıldığında, yüksek kalite olanların Batı’daki
otellerden çok farklı olmadıkları söylenebilir. Orta kalite
oteller genelde turistlere hizmet verirler ve güvenle kalınabilecek
yerler durumundadırlar. Düşük kalite oteller daha ziyade motel
niteliğindedirler. Çin’de kalınan yerlerde çalışanlara bahşiş
verilmez.
Sağlık
Çin’in
belli başlı hastanelerinde yabancılara ayak üstü tedavi hizmeti
sunan bölümler oluşturulmuştur. Herhangi bir sağlık sorunu durumunda
bu bölümlere başvurulunabilir. Daha ciddi durumlar için ise buralardaki
doktorların referansı ile Hong Kong hastanelerine taşınmak gerekebilmektedir.
Beslenme
Çin
mutfağının ünü dünyaca bilinmektedir. Ancak beslenme konusunda
dikkat edilmesi gereken noktalar arasında, uluslararası oteller
dışında belediyenin sağladığı çeşme suyunun içilmemesi önemlidir.
Şişelenmiş su tercih edilmelidir. Küçük lokantalarda ise kızartılmış
et dışında pek birşey yenmemesi tavsiye
edilmektedir.
Gerekli
Telefonlar
Hırsızlık,
yangın alarmı, ve ilk yardım gibi durumlarda başvurulacak telefonlar
110,119 ve 120 olarak bildirilmiştir. Santralden bilinmeyen
numaraları öğrenmek için Çin içerisinde 114 çevirilmektedir.
Posta Hizmetleri
Belli
merkezlerde dijital telefonları bulmak mümkündür. Ülkenin belli
kesimlerinde ise halen eski model aygıtlarla telefon görüşmesi
yapılmaya devam edilmektedir. Gönderiler için DHL ve EMS gibi
uluslararası dağıtım kanallarını seçmek tavsiye edilir. Gönderinin
yerine ulaşması normalde 2 ila 7 gün arasında olmaktadır.
Para
Dolaşımı ve Alışveriş
Çin’de
kullanılan para birimi olarak 1 yuan,
100 fen etmektedir. Piyasada en yüksek 50 ve 100 yuan
banknotlar bulunmaktadır. Özel ekonomik alanlar dışında yabancı
paranın ülke içinde dolaşımı yasaktır. Gümrüklerde ülkeye girerken
yanınızda olan para ile ülkeyi terkederken
sahip olduğunuz para miktarı birbirine yakın olmalıdır.
Kullanılmayan Çin parasının ülkeyi terkederken
yeniden dövize çevrilmesi ancak 6 ay içinde ve pasaport, uçak
bileti ve döviz bozdurma belgesini göstererek mümkün olmaktadır.
Dolayısıyla başlangıçta Çin parası alırken elde edilen döviz
bozdurma belgesinin iyi muhafaza edilmesi gerekmektedir. Son
olarak, yeniden dövize çevirdiğiniz miktar, önceden Çin parasına
çevirdiğiniz miktarın yarısını geçemez.
Böylece tüm parayı yeniden dövize dönüştürmek mümkün olmaz.
Seyahat çekleri ve kredi kartları kullanımı ancak belli merkezlerde
mümkündür.
Alışveriş için kullanılabilecek mağazalar üç tiptir. Devlet
mülkiyetli veya Çin-yabancı ortaklığı olan mağazalar daha ucuz
olabilir, ancak pazarlık olanağı yoktur. Üçüncü tip mağazalar
özel şahıslara aittir. Buralarda alışveriş pazarlıkladır. Ancak
değerli bir mal alınacaksa bu tip mağazalar tavsiye edilmez.
İş Görüşmelerini Etkileyebilecek Kültürel Faktörler
Çin’deki
iş gelenekleri arasında soyadının önce kullanılması önemlidir.
İş toplantıları sırasında kart alınıp verilmesi doğal bir uygulamadır.
Kartın bir yüzünün Çin harfleriyle yazılmasının uygun olacağı
düşünülmektedir.
İş toplantıları için, gerek kamu kurumlarında, gerekse büyük
şirketlerde özel salonlar kullanılır. Büroların kullanılması
adet değildir. Toplantılar resmi bir havada geçer ve oturulan
yerler protokole göre belirlenir. En üst düzey Çinli katılımcının,
en üst düzey misafiri kendi sağına oturtması yaygın bir uygulamadır.
Dakik olmak önemlidir. Toplantı sırasında her iki taraf kısa
bir tanışma ve açış konuşması yapar. Önemli olan ise, bundan
sonraki kısımda Çinli taraf önce söze başlamışsa, sonuna kadar
müdahale etmemek ve kendi görüşlerini en sonda söz alındığında
dile getirmektir.
İş toplantıları sırasında, Çinlilerin ev sahibi olduğu akşam
yemeklerinin erken saatte başladığını bilmek gerekir. İş yemekleri
çoğu kez akşam saat 18.00’de başlatılır. Yemek, meyvelerden
hemen sonra, aniden saat 20.00 gibi sona erdirilir. Bu şaşırtıcı
gelse de yaygın bir durumdur.
Çalışma Saatleri ve Resmi Tatiller
Mesai
saatleri, pazartesiden cumaya, sabah 08.00-12.00 ve ara sonrası
13.00-17.00’a kadar uzanır. Bankalar da saat 17.00’a kadar hizmet
vermektedir. Ancak bazı bankalar pazartesi günleri kapalıdır.
Alışveriş yerleri akşam 20.30 civarlarında kapanmaktadır. Özel
lokantalarda ise sabah 06.00’dan gece geç saatlere kadar yemek
yenilebilir.
Çin’de Kutlanan Ulusal Festivaller
| 1
Ocak |
Yeniyıl -1 gün tatil |
| 1
Ocak |
Ay
takvimine göre bahar festivali - 3 gün tatil |
| 8
Mart |
Dünya
Kadınlar Günü |
| 4
Nisan |
Kingming Festivali |
| 1
Mayıs |
İşçi
Günü -1 gün tatil |
| 4
Mayıs |
Gençlik
Günü |
| 5
Mayıs |
Ay
takvimiyle Duanvu Festivali |
| 1
Haziran |
Çocuklar
Günü |
| 1
Temmuz |
Çin
Komunist Partisinin Kuruluşu |
| 1
Ağustos |
Silahlı
Kuvvetler Günü |
| 15
Ağustos |
Ay
Festivali |
| 1
Ekim |
Ulusal
Gün- 2 gün tatil |
Yerel Saat
Çin,
büyük bir ülke olduğundan Pekin saati tüm ülke için baz alınmıştır.
İki ülke arasındaki saat dilimi farkı 6 (saat) dır. Çin’de yaz
saati uygulaması olmadığında bu fark yaz aylarında 5 saate inmektedir.
İklim
Çin,
kış aylarının oldukça soğuk ve kuru geçtiği
bir ülkedir. Yağışlar yaz aylarında toplanmaktadır. Özellikle
kış aylarında ülkenin kuzeyi ile güneyi arasındaki ısı farkına
dikkat etmek gerekir. Kuzey, daha soğuk iken; güney, tropikal
bir etkidedir. Nemlilik oranları da bölgeden bölgeye değişir
ve özellikle güneydoğu bölgelerinde nem yüksektir.
Etnik Gruplar ve Kullanılan Ticari Dil
Çin,
etnik çeşitliliğe sahip bir ülke olarak 56 kadar etnik grubu
barındırmaktadır. Resmi istatistiklere göre nüfusun %92 kadarı
Han etnik grubuna mensuptur. Çok sayıda bölge güçlü yerel yönetimlere
sahiptir. Ülkede yaygın ve resmi dil Han dili olduğundan, ticari
ilişkilerde Çin’ce olarak bu dil esas alınmaktadır. Azınlıklar
kendi dillerini konuşsalar dahi yazılı olarak bu diller yaygın
değildir.
Vize Uygulaması
Yeşil
ve gri hizmet pasaportu taşıyanlar dışındaki tüm Türk vatandaşları
ülkeye girmek için vize sahibi olmak zorundadır. Vize için başvurulan
pasaportun en az 6 ay daha kullanım süresi olmalıdır. Türkiye’den
gidilirken turistik amaçlı vize yetkili seyahat şirketinden
davetiye almak suretiyle verilmektedir. İş amaçlı gidişlerde
Çin’deki bir firmanın davetiyesine sahip olmak gerekmektedir.
Ayrıca söz konusu Çin’li firmanın
böyle bir davetiye göndermek için yetkili olması ve davetiyeyi
yerel hükümetten onaylatması gerekmektedir. Davetiye ile vize
başvurusu yapılırken kişinin çalıştığı yere ait faaliyet belgesi,
vergi levhası, antetli kağıda şirket dilekçesi, ve imza sirküleri
talep edilmektedir. Ankara için vize başvuruları Pazartesi,
Salı ve Perşembe günleri saat 09.30-12.00 kabul edilmektedir.
Başvuru sırasında 1 adet fotoğraf gerekmekte ayrıca bir form
doldurulmaktadır. Vize verilmesi yaklaşık 10 gün sürmektedir
o nedenle Büyükelçiliğe mümkün olduğunca erken başvuru yapılması
tavsiye edilmektedir. Turistik çıkışlarda uçak gidiş dönüş konfirmasyonu ve banka hesap cüzdanı fotokopisi istenmektedir.
(Ankara’daki ÇHC Büyükelçiliği Vize Bürosu telefonu: 0312 436
06 28)
SONUÇ ve Pazar Değerlendirmesi
Çin
pazarının, 1,3 milyar nüfus ve neredeyse 20 yıldır sürdürülen
yıllık %10 dolayında büyüme hızı ile yabancılar açısından sunduğu
fırsatlar herkesce bilinmektedir.
Ne var ki, Çin pazarında elde edilecek bir başarı için uzun
süre beklemek gerekebileceği bilinmelidir. Çin pazarında başarının
yavaş geldiği, yabancı iş adamlarınca sıklıkla belirtilen bir
husustur. Çin pazarında karşılaşılabilecek fırsat ve sorunların
genel bir değerlendirmesi aşağıda sunulmaktadır:
Pazarın Avantajları ve Yükselen Sektörler
Çin’in
geçirdiği reform aşamaları, daha ileri gelişme için sağlam bir
teknik ve malzemeye dayalı altyapı oluşturma yolundadır. Pazar
etkinliği artmaktadır ve kazancın tüm topluma yöneltilmesi konusunda
ciddi çalışmalar vardır. Çok geniş iç pazar, olağanüstü bir
potansiyel sunmaktadır. Çin’in özellikle komşu ülkelere yönelik
izlediği dış politika dolayısıyla bölgede ticari bağlar gelişmekte
ve bu da potansiyeli yükseltmektedir.
Öncelik taşıyan sektörler arasında makina
endüstrisi gelmektedir. Büyük makina
ekipmanlarının imal edilmesi önemli bir ihtiyaçtır. Elektronik
sanayinde dikkatler, entegre devreler geliştirilmesi, bilgisayar
ve iletişim ekipmanları ve bilgi teknolojisi üzerine yöneltilmektedir.
İnşaat sektöründe ise öncelik kent ve kırsal alanda konut yapımı
ve yeni inşaat malzemelerinin geliştirilmesi üzerinde durulmaktadır.
Pazarın Mevcut Sorunları Açısından Değerlendirilmesi
Yapısal
ekonomik problemler yanında devlet teşekküllerindeki çalışanların
sayısının azaltılmak istenmemesi ekonomik gelişmeyi yavaşlatmaktadır.
Artan işsizlik ve bölgeler arası gelir dağılımı bozuklukları
ciddi boyutlara gelmiştir. Halen sürdürülmeye çalışılan fiyat
kontrol politikası, pazar ekonomisinin verimli çalışmasını olumsuz
yönde etkilemektedir.
Yapılan yatırımların uzun vadede kar getirecek olması, ülkenin
yasal yapısı hakkındaki kaygılar, sözleşmelerin geçerliliğine
ilişkin engeller, dövize ulaşmanın zorluğu, uzun süren onay
verme işlemleri, dile getirilen diğer sorunlardır.
Çin’in komunist geçmişinden kaynaklanan
ve dış ticareti engelleyen uygulamalar henüz aşılamamıştır.
Halen yöneticiler ekonomide kendi adlarına rol sahibi olmak
istemektedir. Belli sektörler kayrılmakta ve bunlar yasa ve
gümrük uygulamalarıyla korunmaya çalışılmaktadır.
Devlet mülkiyetli kuruluşların ekonomideki ağırlıklı rollerinin
sürmesi istenmektedir. Bunlara bağlı olarak, yabancı yatırımcıların
en fazla başını ağrıtan konuların başında yazılı olmayan ilave
vergi yükleri gelmektedir. Yatırım aşamasında dile getirilmeyen,
ancak işletme döneminde talep edilen vergiler vergi talepleri
olarak ortaya çıkabilmektedir.
Ayrıca Çin pazarında kalıcı bir yer elde edebilmek için üzerinde
durulması gereken bazı hususlar aşağıda özetlenmektedir:
- Çin’de ülkemizin yeterli ölçüde tanıtımının yapılmadığı görülmektedir.
Oysa kıyı bölgelerinde yaşayan, seyahat edebilme hakkını kazanmış
ve yüksek gelir düzeyinde olan yaklaşık 190 milyon Çinli bulunmaktadır.
Bu sayı Almanya, Fransa, İngiltere nufusunun
toplamı kadardır. Bu durum ekonomik ilişkileri uzun vadede etkileyecek
fakat kısa vadede Türkiye turizmine olumlu katkıda bulunabilecektır.
- Çin’in petrol ithalatı yaptığı ülkeler dışındaki bütün ülkelerle
olan ticaretinde fazla verdiği görülmektedir. Özetle bu sadece
ülkemize özgü bir durum değildir. Ülkemizle aynı konumda olan
ülkeler bu konudaki sıkıntılarını resmi düzeyde sürekli dile
getirmekte hatta önlemler almaktadır. Çin’le olan ticaretimizdeki
mevcut dengesizliğin tahammül edilemez boyutlarda olduğunu açık
bir ifade ile Çin tarafına belirtmek gerekmektedir. Bu konuda
ciddi zorluklar çıkaran ülkelerden Çin’in yaptığı satın almaları
artırdığı görülmektedir.
- Çin’de Çin firmaları ile müteahitlik
alanında rekabet etmek zordur Fakat üçüncü ülkelerde çalışmak
üzere işbirliği yapmak mümkün görülmektedir.
- Çin Türk özel sektörü açısından, ucuz kar marjı yüksek, bir
ithalat kaynağı olarak görülmektedir. Oysa Çin çok önemli ve
büyük bir pazardır. Ülkemizin daha iyi tanıtılması ile birlikte
bu pazarda Türk ihraç ürünleri için de bir imkan ortaya çıkabilir.
- Örneğin İnşaat malzemesi- karo seramik, mermer, mutfak, banyo-
alanında büyük bir potansiyel bulunmaktadır. Kereste, kağıt,
kontrplak, mobilya diğer alanlar olarak sayılabilir. Ayrıca
bünyesinde dünya nüfusunun %22’sini barındıran Çin gelecekte
büyük bir gıda ithalatçısı olacaktır.
- Diğer taraftan deri, deri işleme makinaları,
cam, kristal, her türlü cam süsleme eşyası, telekomünikasyon
cihazları, telefon setleri, elektrikli ev aletleri, markalaşmış
tekstil ürünleri, otomotiv ürünleri, binek otomobil otobüs,
traktör, otomotiv yan sanayi potansiyel arz eden ürünler arasında
yer almaktadır.
- Altın ve ziynet eşyası da gelecek vaad
eden bir alandır.
- Çin’e mal satabilmek için öncelikle Çin’de fuarlara katılmak
şarttır. Çin ticaret fuarlarının çok yoğun olduğu bir ülkedir.
İddialı olduğumuz ürünlerde mutlak a
fuarlara katılmamız, ayrıca bu fuarlarda milli katılımımızı
ülkemizin gelişmiş çağdaş profilini net bir şekilde vurgulayarak
en iyi şekilde gerçekleştirmemiz gerekmektedir.
- Diğer taraftan Çin’de devamlı bir temsilci bulundurmadan bu
ülke ile iş yapmak çok zor görünmektedir. Uzaktan mal satmak
ancak tesadüfen olabilmektedir. Bugün Çin’de halihazırda pek
çok Amerikan ve Avrupalı şirketin temsilcilikleri bulunmaktadır.
Gerektiğinde Türk işadamları olarak topluca organize olabilmek
de faydalı olabilecektir. Ayrıca özellikle SDŞ’ler, Çin pazarını ve İngilizceyi
iyi bilen “Ticaret memuru” tabir edilen Çinliler istihdam edebilir.
- Ticarette kültürel faktör de önem arzetmektedir:
Kuzeydoğu Asya ülkelerini ve özellikle Çin, Hong Kong ve Tayvan’ı
bir bütün olarak değerlendirip, denizaşırı ülkelerdeki Çinlilerin
de sadece kıta Çin’inde yatırım yaptıklarını gözardı
etmemek gerekir. 60 milyon kadar olan bu grup kendi kültürel
anlayışları ile birbirleri ile ticaret yapabilmeyi başarmaktadır.
- Ayrıca Çin yatırımlarının özelikle gıda, turizm, enerji alanında
ülkemize çekilmesi ihtimali üzerinde de durulabilir.
Sonuç olarak, dev bir olanak sunan Çin pazarının sorunları ve
sunduğu fırsatlar açısından değerlendirildiğinde Türk yatırımcı
ve iş adamlarının bu pazardan, pay elde edebilmeleri; çaba gerektiren,
pahalı fakat getirisi yüksek olabilecek bir süreç olarak değerlendirilmektedir.
“Yukarida
yer alan bölüm T.C. Basbakanlik Dis Ticaret Müstesarligi
IGEME - Ihracati Gelistirme Etüd Merkezi - tarafindan hazirlanmistir.
Güncel bilgiler için http://www.igeme.org.tr
adresinden IGEME web sitesini ziyaret edebilirsiniz.”